milli ve dini bayramlar

 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

 

23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı günün yıldönümü olarak kutlanmaya başlanan ulusal bayram, ilk kez 23 Nisan 1920’de “Hakimiyeti Milliye Bayramı” olarak kutlanmıştır.1930’lu yıllarda Çocuk Esirgeme Kurumunun gelenekselleştirdiği “Çocuk Haftası”nın (23 Nisan – 1 Mayıs) başlangıcının da bu bayramla aynı güne rastlaması sebebiyle “Milli Hakimiyet Bayramı ” ile Çocuk Bayramı aynı gün kutlanmaya başlamıştır.27 Mayıs 1935’te bu gün,23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanılmaya başlanmıştır.1979′un, UNESCO tarafından ‘çocuk yılı’ ilan edilmesiyle de bu bayram, uluslararası nitelik kazanmıştır.

 

19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA VE GENÇLİK BAYRAMI

 

19 Mayıs 1919 Anadolu’da yeni Türk Devleti’nin fiilen temellerinin atıldığı gündür ve Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin başlangıcıdır.Yüce Önder Atatürk’ün Büyük Nutkunu bu olayla başlatması, doğum gününü soranlara 19 Mayıs’ı işaret etmesi bunun kanıtı sayılmalıdır.19 Mayıs’ın millî bayram olarak ilân edilmesi bu yargıyı daha da pekiştirmektedir. Atatürk, gerek Millî Mücadele döneminde, gerekse Cumhuriyet döneminde yurdumuzun birçok şehrini ziyaret etti. Bu ziyaretler, o şehirlerin mahallî övünç günleri olarak kutlandığı halde sadece 19 Mayıs yasa ile millî bayram kabul edildi.

 

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

Kurtuluş Savaşı’nın sonucunu belirleyen Büyük Taarruz’un son günü yapılan Başkumandanlık Meydan Savaşı’nın (30 Ağustos 1922) yıldönümlerinde kutlanan ulusal bayram.

30 Ağustos Zaferi, ilk olarak 30 Ağustos 1923′te Ankara, Afyon ve İzmir’de şenlikler düzenlenerek kutlandı. İzleyen yıllarda ülke genelinde kutlanmaya başladı ve Mayıs 1935′te 2739 sayılı yasayla Zafer Bayramı olarak kabul edildi.Zafer Bayramı’nda yapılacak törenler 1981′de çıkarılan 3456 ve 4400 sayılı iki bakanlar kurulu kararnamesi ve ekli bir yönetmelikle yeniden belirlendi. Ulusal bayram ve genel tatilleri düzenleyen 17 Mart 1983 tarihli 2429 sayılı yasayla 30 Ağustos gününün Zafer Bayramı olduğu ve o gün yapılacak törenlerin düzenlenmesi işinin Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarına ve bunların yerel örgütlerine verildiği belirtildi.

 

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI

Osmanlı İmparatorluğu’nda, ikinci Meşrutiyetin ilanından altı yıl sonra Birinci Dünya Savaşı başladı.1914′te başlayan Birinci Dünya Savaşı’na dünyanın belli başlı devletleri katıldı. Dört yıl süren savaş sonunda bizimle birlikte olan devletler yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık. Ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.

Ulusuna inanan, güvenen Mustafa Kemal Paşa,19 Mayıs 1919′da Samsun’a geldi. Erzurum’da, Sivas’ta kongreler düzenledi. Mustafa Kemal Paşa “Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır.” diyordu. Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplandı.Meclis, Mustafa Kemal Paşa’yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Bir yandan efeler, dadaşlar, seğmenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.Tahtını, rahatını düşünen padişah, yenilen düşmanla birlikte yurdumuzdan kaçtı. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti. İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923′te ilk toplantısını yaptı.13 Ekim 1923′te Ankara Başkent oldu. Atatürk; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya başladı.28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırdı. Onlara , “Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.”Dedi. 29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti. Böylece ülkemizde cumhuriyet yönetimi kuruldu. Atatürk kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyet; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir . Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur.

Cumhuriyet’i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir.

DİNİ BAYRlLAR

Dini bayramların günleri “kameri takvim”e göre hesaplandığı için, şu an kullanılan takvimde her yıl aynı tarihe rastlamaz. Her yıl onar günlük gerilemeyle gelen ramazan ve kurban bayramları böylece değişik mevsimlerde kutlanabilmektedir.

Ramazan bayramı Kameri takvime göre Şevval ayının ilk üç günü, Kurban bayramı ise Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün süreyle kutlanır.

Bu bayramlar halk geleneklerinde eskisi kadar olmasa da hala canlı bir şekilde varlıklarını sürdürmektedirler. Ramazan ve Kurban bayramlarının başlıca özelliği komşuların, dost ve akrabaların ziyaret gezileriyle bir araya gelmeleridir. Gençler yaşlıların ellerini öperek onların hayır dualarını alırlar. El öpen çocuklara para ve hediye vermek de gelenektendir. Ziyarete gelenlere Ramazan bayramında şeker ikram edilir.Bunun içindir ki, Ramazan bayramının bir adı da “Şeker bayramı”dır. Kurban bayramında yalnızca şeker değil, kesilen kurbanın etinden de ikram edilir.

X. yüzyılda yaşamış Harezmli bilgin Birûnî’nin verdiği bilgilere göre, bayramlarda şeker ikramı, Cem’in, şeker kamışındaki tatlı özsuyu bir nevruz günü bulmuş ve bundan şeker çıkarmayı yaymış olmasına bağlanır. Eskiden yalnızca nevruz günü tatlı şeyler ikram edilirken, sonradan aynı gelenek diğer bayramlarda da uygulanmıştır.

Kurban bayramı Türkiye’de eğlenceler yönünden Ramazan bayramına oranla daha sönük geçmektedir. İbrahim Peygamberin oğlunu, Tanrıya kurban etmek üzere keseceği sırada gökten inen bir koçun Tanrının emriyle oğlunun yerine geçmesinin bir anısı olarak İslam dinine geçmiştir. Ramazan bayramının kutlandığı Şevval ayı ile Kurban Bayramının kutlandığı Zilhicce ayı arasındaki Zilkade ayı halk arasında Aralık olarak adlandırılır. Bu ayda evlilik yapmak uğursuz kabul edilir.

Kurban bayramının birinci günü, Mekke’de Mina denen yerde hacıların kurban kestikleri gündür. İslam dinine göre kurban kesmek maddi gücü yerinde olan her kul için “borç”tur. Kurban olarak koyun, sığır, deve kesilebilir. Kurban edilecek hayvan sağlıklı olmalı, dişi ise hamile olmamalıdır. Kurban kesiminde uygulanan bazı gelenekler vardır.Bunların bir kısmı İslam dininin getirdiği şeyler bir kısmı da uluslara ve bölgelere göre değişen geleneklerdir. Örneğin bazı yörelerimizde kurbanlık koçları yıkama, kınalama ve gelin telleri, kurdelelerle süsleme adetleri vardır. Bizdeki kurbanlık hayvanları kınalama adeti Yahudilerde de görülen çok eski bir adettir.Hayvanları gelin telleri ve kurdeleyle süslemek ise Orta Asya’da bazı yerlerde görülen geleneklerdendir. Kurban etinin üçte bir kesilen evde kalır. Diğer kısımlar komşu, akraba ve fakir insanlara dağıtılır.

Ramazan ve kurban bayramlarının ortak özelliklerinden biri de toplu eğlencelere sahne olmasıdır. Kasaba ve şehirlerde özellikle, çocuklar ve gençler bayram yerlerinde buluşup eğlenirler.Bayram yerleri aynı zamanda küçük bir panayır görünümü kazanır. Ramazan bayramı bir aylık bir oruç tutma döneminin sonunda kutlanan bir bayramdır. Ramazan ayı olarak tanımlanan bu döneme de çeşitli gelenekler eşlik etmektedir.Eskiden oruç tutanlar, hele gecelerin kısa olduğu yaz mevsimine rastlayan ramazanlarda uyumayıp sabaha karşı yenen sahur yemeğini beklerlerdi. Böyle olunca da gecenin teravih namazından sahur zamanı arasındaki süresi türlü eğlencelerle geçirilirdi.

İstanbul’un Şehzadebaşı’nda Direklerarası, Çemberlitaş tarafında Divanyolu adeta bayram yeri görüntüsünü alırdı.Ramazan gecelerine özgü gösterilerin başında karagöz ve ortaoyuna gelirdi. Taşra kasaba ve şehirlerinde de, evlerde düzenlenen toplantılarından başka, kahvehanelerde aşıklar çalıp söylerlerdi. Ramazan ayı boyunca kahvehane toplantılarında aşıklar saz ve türkü fasıllarından başka çoğu kez birkaç gece süren halk hikâyeleri anlatırlardı.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !